Medine Genç yazdı.

Telaşla çıktı evden. Saatine, baktı acele etmezse yetişemeyecekti. Daha hızlı adımlarla yürümeye başladı. Ne kadar hızlansa da her zaman gidip geldiği yol, sürekli döndüğü kavşak, önünde her zaman beklediği durak, binalar, kaldırım taşları, oto yoldan geçen arabalar, onu engellemek için seçilmiş birer bekçiydi sanki. Yol gittikçe uzuyordu.

Durağa geldiğinde otobüs hareket etmek üzereydi.  Boş koltuklardan birine oturdu.  Zihnini zorlamasına rağmen gitmelerini engelleyecek bir cümle bulamadı.  Avuçlarını sıktı. İçindeki fırtınanın şiddeti artıyordu. Çaresizlik içinde sürekli saatine bakıyordu.

Otogara yaklaşırken kalbi yerinden çıkacak gibiydi. İner inmez peronlara doğru koşmaya başladı.

On üç numaralı peronu ve İzmir otobüsünü gördüğünde ellerini dizlerine koyup eğilerek soluklandı.  Nefes nefese kalmıştı. Otobüse yaklaştı,  şoför koltuğu boştu hala. İçeriye girdi. Yolcuların bir kısmı oturuyor, bir kısmı ayakta çantalarını yerleştiriyordu. İyice ağırlaşan gözleriyle koltuklara bakındı.

Eşini ve arka koltukta uyuyan çocuklarını gördüğünde korkusu arttı. Yaklaştı onlara doğru. Bir adım kala durdu. Kıpırdayamadı daha fazla.  Ne söyleyeceğini bilemedi. Kocasının yüzündeki durgunluk önce acıya sonra öfkeye dönüştü.

Kendini toparlayıp bir şeyler söylemek üzereyken otobüs hareket etmeye başladı.  Ne yapacağını bilemedi. Kocasının yanındaki boş koltuğa oturdu şaşkınlıkla.  Yardım ister gibi kocasına doğru baktığı anda büyük bir sarsıntı oldu. Fren sesleri,  takla atan otobüsün gümbürtüsü, patlayan camların şangırtıları arasında, eşyalar ve insanlar yerlerinden yuvarlanıp birbirlerine çarptı. O an bayılmış olmalıydı. Kendine geldiğinde otobüsün sürüklenmesi durmuştu.  Etrafına bakındı ama kimseyi göremedi.  Düştüğü yerden koltukların kenarına tutunarak kalkmaya çalıştı. Ön kısımdaki alevleri ve dumanları o anda fark etti.  Kocası ve çocukları için endişe duydu.  Açık olan orta kapıdan indi. Etrafına bakındı ama kimseyi göremedi. İçeride de kimseyi görmediğine emindi. Anlam veremedi neler olduğuna. Korku içinde etrafına dönüp bakındı.

Otobüsten yayılan duman ve alevlerin azalmaya başladığını fark etti.  Otobüs,  yavaş yavaş silinmeye, kaybolmaya başladı. Dehşet içindeydi. Bütün vücudu buz kesmişti. Her yer karardı, gökyüzü, yeryüzü, zeminle birlikte her şey silindi. Ne bir ses ne de başka bir şey, sadece kendisi vardı karanlığın içinde. Boşlukta dikilmiş, duruyordu.

Bedeni sarsılmaya başladı. Bütün iç organlarının, kemiklerinin seslerini duyabiliyordu.  Bedeninin patlamak üzere olduğunu hissetti. Büyük bir gürültü ve acı ile uzuvları gövdesinden ayrılmak üzereyken sıçrayarak uyandı.

Oturduğu yerde etrafına bakındı. Yataktaydı. Bütün bedenine dokundu, kontrol etti vücudunu, sağlamdı her yeri. Sağına baktı.  Kocası uyuyordu. Ve kendisi sırılsıklamdı.

Sessizce yataktan kalkıp mutfağa gitti. Bir sigara yaktı. Hala etkisinde olduğu rüyaya anlam vermeye çalıştı.

Uzun zamandır mutsuzdu. Kocasıyla yıllardır aynı yatakta uyumanın dışında muhabbetleri kalmamıştı. Buna rağmen boşanmayı hiç düşünmemişti. Sadece çocukları için yaşamak kendisine yetiyordu.  Ya da yeteceğini sandı.

Ama öyle olmamıştı. İçinde yeni bir sevgi tohumu vardı şimdi. Yıllar sonra ilk defa başka birine ilgi duymaya başlamıştı. Ve bununla nasıl başa çıkacağını bilmiyordu.

Bir bardak su içti. Yatak odasına döndü, üzerindeki nemli geceliği değiştirdi. Sessizce yatağın kendisine ait tarafına geçip uykuya dalmak için beklemeye başladı.

Önceki makaleAmele Pazarında kayıt dışı bir dünya.
Sonraki makaleBu haberin metninden bir şey anlayan beri gelsin.
LÜTFEN OKUYUN. 3.göz bir kolektif dayanışma platformudur. Patronu olmayan, ticari bir kaygı gütmeyen ve düşünsel içeriklere yer veren bir sitedir. Alıntılarda isim ve adres belirtir ve sitenin özgün içeriklerini kullananlardan da aynı duyarlılığı bekler. Edebi bir dil ve objektif bir yaklaşım ve özgün bir düşünceyi esas alır. Sıra dışı olmayı hedefler. İçeriklerden her yazar kendisi sorumludur. Site basın yayın etik kurallarına, insan hak ve özgürlüklerini belirleyen sözleşmelere uyar, uymayı temel alır. Şeyhmus Çakırtaş Genel Yayın Yönetmeni Twiter : @seyhmuscakirtas