Hasan Kaya yazdı…

Dalıp dalıp maziye gözlerde akan sıcak gözyaşının yanaklara temas edip buz gibi soğuduğu ve bir Kasım ayının başladığı, önce çiseleyen ve zamana paralel şekilde hızını artıran bir zamanların romantik ve şimdinin hüzünlü yağan yağmurunun kalplere dokunan hikayesinin yalnızlık kokan bir gecesinde ellerinin tersiyle o gözyaşını silmenin kalplerde bıraktığı acıyı hissetmenin/yaşamanın gerçekliğini dile getirmeden uzaklara dalan uzun adamın dilsiz anlatımıdır mavi vurgun sevdası. İki çift yüreğin tek yürek olduğu sonsuz maviliklerin ve sıcak havaların yerini kurumuş yapraklar ile serin havalara bıraktığı bir sonbahar mevsimin son ayıdır Kasım ayı. Başlangıcı olanın bitişinin de görsel olarak ifadesini bulduğu güz mevsiminin yaprak dökümlerinin insan ömründe ki sayılı günlerin benzeşmesidir sonbahar mevsiminin bu son ayı.

Arabanın ön camına vuran yağmur damlalarının kayarak gözden kaybolmasını izleyen uzun adamın sağ omzunun üstüne konan elin sıcaklığını gözlerini kapatarak ve hafifçe başını sağa eğip yanaklarını o sıcak elin üstüne koyup mavi kadının gözlerinin içine daldı. Gördüğü bir çift göz değildi elbette. O gözlerde yine bir Kasım ayında başlayan iki yüreğin tek yürek olma mücadelesinin yarattığı kocaman bir dünya gördü. Konuşmadan, sadece yanaklarından akan soğuk gözyaşı damlasının mavi kadında yarattığı irkilmeyi/heyecanı görebildi. Hasretin, mutluluğun, özlemin, onunla olmanın, onun yanında olmanın, değer görmenin, değer vermenin ve onda kendini görebilmenin duygusunu ve heyecanını bir damla gözyaşı sayesinde fark etti. Mavi kadın eline damlayan gözyaşını diğer elinin avucuna alıp yüreğine bastırdı. Öylece sessiz kalıp kalplerin konuşmasına şahitlik edercesine birbirlerini izlediler.

Çalan telefon melodisindeki “susarak özlüyorum” müziğiyle beraber sarılıp birbirlerine gitmek gerekiyor demelerine gerek kalmadan yola koyuldular. Yol uzun olsa da zaman onlar için az geliyordu. Çünkü ayrılıklar uzun buluşmalar kısaydı ve zaman güzel anlarda su gibi akıp gidiyordu tıpkı beraber olmadıklarında zamanın durduğu gibi.

Varış noktasına varmamak için iyice yavaşlayan uzun adama varış yerinde gitmemek için bahane arayan mavi kadının bu eylemi uzun adam ile mavi kadınınsevdalarının ortak duygularının bedensel ifadesiydi.

Duyguların, düşüncelerin sözle değil gözlerle anlatıldığı bir yürek birliğinin samimiyetinin teste tutulamayacağı alenen bir örneğidir mavi vurgun. Yaşamsal döngüler içerisinde yasaklı şehrin sınır tanımayan bu buluşmaları tarihte benzeri olmayan; mutlu, huzurlu yarınlara olan inancın ifadesidir. Kendi içlerinde iki yüreğin tek yürek olma becerisinin hayat bulduğu ve yarınlara olan umudun yeşermesi adına atılan bir kıvılcımdır.

GELECEK, GÜZEL YÜREKLİ İNSANLARLA DAHADA GÜZEL OLACAKTIR….

Hasan KAYA

 

Önceki makaleKutsal sığınak: Ihlara Vadisi..
Sonraki makaleBakır tabakta kıymalı yumurta…
LÜTFEN OKUYUN. 3.göz bir kolektif dayanışma platformudur. Patronu olmayan, ticari bir kaygı gütmeyen ve düşünsel içeriklere yer veren bir sitedir. Alıntılarda isim ve adres belirtir ve sitenin özgün içeriklerini kullananlardan da aynı duyarlılığı bekler. Edebi bir dil ve objektif bir yaklaşım ve özgün bir düşünceyi esas alır. Sıra dışı olmayı hedefler. İçeriklerden her yazar kendisi sorumludur. Site basın yayın etik kurallarına, insan hak ve özgürlüklerini belirleyen sözleşmelere uyar, uymayı temel alır. Şeyhmus Çakırtaş Genel Yayın Yönetmeni Twiter : @seyhmuscakirtas