Kemal Siyahhan yazdı.
Can hıraç çöpleri karıştırıp içinden birkaç pislige bulaşmış kağıdı ayıklayıp peşinden çektiği çekçeke koymak ondan nafakayı çıkarmak hiç de kolay olmasa gerek. Zabıta ve polislerin müdahale ettiği kağıt toplayıcılarını görünce biraz içerledim.
Hamal romanını yazma aşamasında kağıt toplama depolarından birinde akşamları toplanan emekçilerle konuşmak istemiştim. Onlara dair bilinmezleri açığa çıkarmaktı niyetim. Yıllar önce yazacağım romanda bir sayfalık bir mevzuu da olsa derinlemesine araştırmak öyle yazmaktı niyetim. Onlardan birini çevirip nerede ve saat kaçta toplandıklarını öğrendim. Yemek yememelerini akşama onlara ziyafet çekeceğimi söyledim. Saat akşam dokuzda kağıtları topladıkları kapalı izbe kapkaranlık üç yüz metre uzunluğunda şehrin göbeğinde ama şehirden kopuk bir yerin kapısından arabanın ışığıyla girdim. Orada bekleyen biri kapkaranlık yerde arabanın ışığına doğru yaklaştı. Niyetimi sorguladı. Tüm çıplaklığıyla anlatınca üzerindeki gerilimi attı. Derken arka arkaya kağıt toplayıcıları geldi. Arabanın ışığında birbirimizi görerek sohbet ettik. Beni karşılayan adam onbeş günde bir ancak eve gidebiliyormuş. Çocuklarını o zaman görebiliyormuş. Çalışan gençlerin yattığı barakaya arabanın ışığını tuttum. Küçük bir tüp, uyduruk yataklar, su yok, elektrik yok, tuvalet yok. Gençlere evlerinin olup olmadığını sorduğumda varoşlarda var olduğunu ama git gelle minübüs parası vermemek ve biriktirip ailelerine verebilmek için haftada bir ancak gidebildiklerini söylediler.
Beraberimde götürdüğüm lahmacun ve ayranları içtik.
Bu insanlar geri dönüşüme katkı sunan emekçiler. Hırsız değiller, katil değiller, sadece yoksullar. Geri dönüşüme katkı sunan bu insanlara devlet bedavadan sigorta yapmalı. Kağıt depolarında insanca barınabilecekleri barakalar yapılmalı. Taşlı sopalı gazlı görüntüler hiç hoş değil iç yakıcı. Belediyelerin yaptıkları geri dönüşüm kutuları fantastik ve işlevsiz.
Önceki makaleMavi Vurgun-8
Sonraki makaleMavi Vurgun-9
LÜTFEN OKUYUN. 3.göz bir kolektif dayanışma platformudur. Patronu olmayan, ticari bir kaygı gütmeyen ve düşünsel içeriklere yer veren bir sitedir. Alıntılarda isim ve adres belirtir ve sitenin özgün içeriklerini kullananlardan da aynı duyarlılığı bekler. Edebi bir dil ve objektif bir yaklaşım ve özgün bir düşünceyi esas alır. Sıra dışı olmayı hedefler. İçeriklerden her yazar kendisi sorumludur. Site basın yayın etik kurallarına, insan hak ve özgürlüklerini belirleyen sözleşmelere uyar, uymayı temel alır. Şeyhmus Çakırtaş Genel Yayın Yönetmeni Twiter : @seyhmuscakirtas