Miladi takvime göre 21 Ocak ve 20 Şubat arasındaki günlere tekabül eden Kürt takviminin Rebendan ayında Pir Şaliyar anılmaya başlar. Rebendan ayının onuncu günü ise Pir Şaliyar Merasimi yapılır. Merasim esasen Pir Şaliyar’ın düğününün Uraman Takht’ta hala ayakta duran ve kutsal sayılan evinin önünde canlandırılmasıdır.

Yazı: Mehmet Sait Taşkıran / Fotoğraf: Umut Kaçar

Geniş düzlükler son bulup ulu dağlara doğru yol almaya başladığımızda İran’ın Kürdistan Eyaleti sınırlarına girdiğimizi anlamıştım. Eyaletin kuzeyindeki ilk Kürt kenti olan Saqqez’den geçmiş Irak sınırına yakın kaçakçılıkla bilinen bir diğer kent Baneh’te soluklanıyorduk. Kentin merkezinde yer alan park alanını dolduran insanlar önlerindeki küçük tezgâhlarda basit elektronik eşyaların yanında birbirinden farklı tespihler satıyorlardı. Tezgâhların önüne birikenler upuzun tespihleri inceliyor birbirlerine gösteriyorlardı. Dervişlerin yaşadığı, çok eski zikir ritüellerinin gerçekleştiği, pirlerin yâd edildiği birbirinden farklı törenlerin yüzlerce yıldır süregeldiği bir coğrafyada olduğumu zikir tespihlerini görünce hissedebiliyordum. Biz daha güneye Irak sınırı boyunca uzayan Zagros Dağları’nda yer alan Merivan kentine bağlı Hewraman Bölgesi’ne gidecek bin yıldır hiç aksamadan devam eden Pir Şaliyar Merasimi’ne katılacak ve çevredeki inanç ritüellerine tanık olacaktık. Daha uzun bir yol bizi bekliyordu.

Toprak kendi rengini terk edip yerini yükseklerde bembeyaz kar örtüsüne bıraktığında dağları saran dar yollarda ilerlerken sessizliğe büründük. Sessizliği bozup şoförümüz ve rehberimiz Hamed’e bu dağların Zagroslar olup olmadığını sordum. Hamed, gözü yolda ağır ağır yağan karların arasından pür dikkat ilerlerken “Daha ne olsun beyim bu dağlar Zagroslardan başkası olamaz” deyip kısa kesti. Karşımıza çıkan köyler derin vadilerin yamaçlarına kurulmuştu. Taşlardan yapılma evler basamakları andıran bir yapıdaydı. Hewraman Bölgesi’nde olduğumuz coğrafyadan anlaşılıyordu. T. F. Aristova “Kürtlerin Maddi Kültürü” isimli kitabında İran Kürdistan’ının dağlık Hewraman Bölgesi’ndeki yerleşim yerlerinin nehir kenarlarından vadilerin tepelerine doğru taş yapılarla kurulu olduğunu anlatmıştı. Yol boyunca karşılaştığımız köyler neredeyse aynı yapıdaydı. Vadilerin derinliklerinden tepelere doğru basamakları andıran biçimde yükselen taşlardan yapılma evlerin yer aldığı bölge adeta bir taş ülkesini andırıyordu. Her evin damı aynı zamanda bir üstteki evin avlusunu oluşturuyor sokaklar ise yine damların avlu olduğu yerlerde uzuyordu.

 

Bir süre sonra daha büyük bir yerleşim yeri olan Hewraman Bölgesi’nin merkezi sayılan Uraman Takht’ta vardık. Yolculuğa çıkmadan önce tanıştığım Zanyar Omrani’nin salık verdiği Parviz Rostami’yi bulup misafiri olduk. Daha Pir Şaliyar Merasimi’ne bir haftadan fazla bir zaman vardı. Öncesinden bölgeyi tanımak, köyleri görmek dervişler ve pirler diyarı Hewraman ve çevresinde zaman geçirmek istiyorduk. Hem olur da yollar kapanırsa çok uzaklarda kalıp merasimi kaçırmak istemiyorduk. Doğru ya mevsim kıştı ve biz Zagros Dağları’ndaydık. Parviz Rostami, köyü gezerken bölgenin geçmişi hakkında ilginç detaylar veriyordu.

Bu yazı www.postseyyah.com adlı siteden alınmıştır. İlgilenler daha geniş dosyaya linkten ulaşabilirler.

Hewraman; Pir Şaliyar Merasimi

Önceki makaleTütün ve Tırşıkçı Kapitalistler.
Sonraki makaleFotoğrafın olağanüstü gücü.
LÜTFEN OKUYUN. 3.göz bir kolektif dayanışma platformudur. Patronu olmayan, ticari bir kaygı gütmeyen ve düşünsel içeriklere yer veren bir sitedir. Alıntılarda isim ve adres belirtir ve sitenin özgün içeriklerini kullananlardan da aynı duyarlılığı bekler. Edebi bir dil ve objektif bir yaklaşım ve özgün bir düşünceyi esas alır. Sıra dışı olmayı hedefler. İçeriklerden her yazar kendisi sorumludur. Site basın yayın etik kurallarına, insan hak ve özgürlüklerini belirleyen sözleşmelere uyar, uymayı temel alır. Şeyhmus Çakırtaş Genel Yayın Yönetmeni Twiter : @seyhmuscakirtas