Servet Üstün Akbaba yazdı.

Kuzey rüzgarları dağın yamacından yaban kekiği, taze ot kokularını taşıyordu. Gidecek yeri olmayanların ömrünü kemire kemire yontan yalnızlık;gözlerinin içinde tarifsiz iki nokta ışık gibi parlıyordu.Bütün hayat yanlış kurgulanmış gerçekliklerin tuhaf sahnesi çoğu kez hayat . Eşiklerin neden bu kadar alçak olduğunu içini sürüyerek içeri giren yorgun sesler duyuruyordu. Kavakların gündüz gölge kokusu, gece yaprak sesleri, düşlerin sofrasına koyu kırmızı şarap gibi dökülüyordu.Bağ bozumu hayatlar işi bitmiş gibi gündüzün bahçesinden çekilmişlerdi.
Böyle bir gece uzanıp sedirin üzerine, ağaçların sallanan yapraklarında raks eden ay ışığının o kibar ve ince bedenini gördüm.Gülümsüyordu yapraklara dokunarak. Gümüş tozları dökülmüştü gecenin üzerine.
Işık ve koku gelip saydam bir bedenin üzerine akıp, meme ucuna dokunup, uçta bir kaç santim gölge yaratmıştı.
Kimsem yoktu, hiç bir kimseydim, zaman sararmış saatli maarif takvimiydi .Başlangıç bir soyutlamaydı, son bir başlangıç.
O gece aya dokundum, yüzünü okşadım, sözcüklerime yeni alfabe yaratmış, yeni dilbilgisi yonmuştum ışıktan. Saçlarından ruhuma inen taze ışık kokuları gecenin ruhunun zarına dokunup yalnızlıktan şiir yontmuştu kalbime .
Ağırlaşan gece tüm hükmünü yitirmişti. Dağ selvileri ay ışığını emerek suların yüzünden tüm evrene kadim bilgeligini öğretiyordu.Gılgames nasıl yetim kalmıştı yüreğimin tapınağında, ölümsüzdü.
Her şey benim düşlerim gibi biçime bürünmüş, kurgunun o büyüleyici vadisinde soluksuz kalmıştı.
Sen geldin ışıltılı ovadan, saçlarında gümüş takılı ayın boncukları,ayağına kadar inen beyaz tül bir elbise, vücudunun ince silueti uzun bir gölge oluşturmuştu ovada.
Hala yapraklar savruluyordu ayın ellerinde, kavak ağaçlarının bütün şarkılarını öğrendiğim geceydi, gecenin bir saatinde yapraklar sulara konuşmuştu hakikati.
Pencereyi aç, gövdemi topla anıların kederinden, uçuşsun o saten perdeler, ay dokunsun korkuların diline, unuttuğum alfabeden konuşuyor.
Ovadan bütün ışığını toplayıp geliyorsun. Ellerime dokun, ellerime. Ay ışığını emziriyorum aç ömrümün coğrafyasında. Aşk yasak.
Üşüyorum.

 

Önceki makaleSınav kaldırılsın
Sonraki makaleÖzne olmaktan çıkmak
LÜTFEN OKUYUN. 3.göz bir kolektif dayanışma platformudur. Patronu olmayan, ticari bir kaygı gütmeyen ve düşünsel içeriklere yer veren bir sitedir. Alıntılarda isim ve adres belirtir ve sitenin özgün içeriklerini kullananlardan da aynı duyarlılığı bekler. Edebi bir dil ve objektif bir yaklaşım ve özgün bir düşünceyi esas alır. Sıra dışı olmayı hedefler. İçeriklerden her yazar kendisi sorumludur. Site basın yayın etik kurallarına, insan hak ve özgürlüklerini belirleyen sözleşmelere uyar, uymayı temel alır. Şeyhmus Çakırtaş Genel Yayın Yönetmeni Twiter : @seyhmuscakirtas